BEN NASIL GÜLEYİM

SÖYLEYİN DOSTLAR
 

Yakuttan, zümrütten medet boşuna,
Hepsi bir gün döner, çakıl taşına.
Geç kalma.. Bakıp da o genç yaşına,
  
  Sanma ki; önünde seçenekler çok;
  
  Ya ÎMÂN, ya İSYÂN, üçüncüsü yok..


Dünyanın serveti, şehveti sahte;
Bir kefen kadardır, vefâsı ahde.
Boğma vicdânını, meyde, kadehte,
     Sanma ki; önünde, seçenekler çok;
  
   Ya AHLÂK, ya HELÂK, üçüncüsü yok..
 

Sen, şerefli doğdun, şerefli yaşa,
O bencil nefsini, vur taştan taşa;
Yoksa çıkamazsın, şeytanla başa.
     Sanma ki; önünde, seçenekler çok;
     Ya
CENNET, ya CİNNET, üçüncüsü yok..


İnsanlık yanıyor, ateş bacada,
Fitneler kaynıyor, binbir locada,
Umut kuyrukları, ‘cinci’ hocada;
     Sanma ki; önünde, seçenekler çok;
  
  Ya İZZET, ya ZİLLET, üçüncüsü yok..


Bir kere baktın mı, kalkıp seherde?
Kapılar açılır, gök perde perde.
Sordun mu Kurân’a, kurtuluş nerde?
     Sanma ki; önünde, seçenekler çok;
     Ya
ŞÜKÜR, ya KÜFÜR, üçüncüsü yok..


Dağlara özenip, tepeden bakma,
Mezar taşlarına, rütbeni çakma,
Şu cennet köşkünü, kibirle yakma;
     Sanma ki; önünde, seçenekler çok;
     Ya
İHLÂS, ya İFLÂS, üçüncüsü yok..


Bırak.. O “çağdaşlar”, ne derse desin,
Hayat bir sınavdır, bu hüküm kesin,
Secde et ki; varsın, Allah’a sesin;
     Sanma ki; önünde, seçenekler çok;
     Ya
KUR’ÂN, ya HÜSRÂN, üçüncüsü yok

 

CENGİZ NUMANOĞLU

(2009)

Anasayfa

Sonraki şiir

Kur'ân şiirleri

Şiir sayfaları