VER YÂ RABBÎ
 


Taşına, tarihin mührü vurulmuş,
Bağrına, evliyâ tahtı kurulmuş,
Mânevî mîraslar, ehlini bulmuş,
  
      Kim bana, bu şehrin adını sorsa;
        Tereddüt etmeden, derim ki; Bursa.

 

Erenler saf tutmuş, aşk otağında,
Bülbül meşke dalmış, gönül bağında,
Yeşil, beyaz, raks ediyor dağında,
      
  Kim bana, dünyada cenneti sorsa;
        Gözümde canlanır, mübârek Bursa.

 

Emir Sultan, postu sermiş Hak yola,
Üftâdeler, Hüdâyiler kol kola.
Nesiller koşuyor, vermeden mola.
       
Kim bana, tasavvuf ceddimi sorsa,
        Derim ki; onların, adresi Bursa.

 

Molla Fenârîler, kalpte yaşıyor,
Somuncu Babalar, bayrak taşıyor,
Misyonları.. Yüzyılları aşıyor,
      
  Kim bana, bu aşkın sırrını sorsa;
        Derim ki; sevdânın harmanı Bursa.

 

Adâlet tâc olmuş, şanlı mâziye,
Ruhlar, selâm durmuş, Osman Gâzi’ye,
Şehitlere.. Gerekmiyor tâziye,
        
Kim bana, bu neslin aslını sorsa;
         Derim ki; hikmetin kaynağı Bursa.

 

Ulu Mâbet, heybetiyle duruyor,
Minâreler arşa, köprü kuruyor.
Tüm yürekler; Allah için vuruyor,
       
Ne zaman ârifan, saflara dursa;
        Önünde Peygamber, ardında Bursa.

 

Bir yer ki; insanlar, gönül zengini,
İrfanla tartıyor, ahlâk dengini.
Bir yer ki; hak etmiş, yeşil rengini,
     
Kim bana, ilâhî ihsânı sorsa;
      Derim ki; lâyıktır, bu şehir Bursa.

 

Bir yer ki; üstünde, bu mirâs varken,
Altında binlerce velî yatarken,
Bir yer ki; âlimler nöbet tutarken,
 
       Kim bana, bu şehre bir rakip sorsa;
        Derim ki; Bursa’nın, rakibi Bursa.



Cengiz Numanoğlu

(2012)

Anasayfa

Şiir sayfaları

Sonraki şiir