ÇOCUKTAN AL HABERİ
 
 

 Geçen gün bizim çocuk,
Bir koşu eve geldi.
Kapıdan girer girmez,
Sesi birden yükseldi.

Dedi ki: “Babacığım,
Az önce bizim parkta,
Toplandı arkadaşlar,
Sohbetin ortasında,
Bana çevrildi başlar.

Yine inanç, yine din,
Yine İslâmdı konu;
Nerdeyse varacaktı,
Kavgaya işin sonu.

Biri hariç dört kişi,
Karşımda kükrediler;
Câmiye gittim diye
Bana “yobaz” dediler.

Dediler ki: Bu çağda
Bağnazlığa yer yokmuş,
Ahlâk masallarına
Hepsinin karnı tokmuş.

Baktım ki, her kafadan
Çıkıyordu ayrı ses;
Dedim, kendi kendime,
Konuşmayı burda kes.

Lâkin yine irkildim
İçimdeki şüpheden,
Beni kurtarmalısın,
Artık bu vesveseden.

Söyler misin.. Boşa mı,
Bu ibâdet, bu çaba?
Sen mi doğru söyledin,
Yoksa onlar mı Baba? ..”

Baktım ki uçurumun
Kenarında bizimki,
Gerçekleri bir daha
Tekrarlayıp, dedim ki:

  
Sen bakma çocuğum, o fâsıklara,
O “çağdaş” geçinen münâfıklara.
Onlar ki; ilâhi aşktan fukara;
  
Neler var, bu koca harmanda neler,
   Elbette olacak, çürük tâneler…


Hoşgörüye çıktı adı nifâkın,
Hedefi İslâmdır, bu ittifâkın.
Canlı cesetlerden, kendini sakın;
  
Onlar ki; ne hayâ, ne edep tanır,
   Hâkk’tan utanmayan, kimden utanır?

 
Gör ki; dillerinde şehvet şarkısı,
Kokuşmuş ahlâki değer yargısı.
Îman yok ki olsun, mahşer kaygısı,
 
 Onlar ki; göz, kulak, gönül mühürlü,
   Gaflet mi ararsın, hem türlü türlü…


Sen bakma çocuğum, o gâfillere
Şeytanın avukatı, kıvrak dillere.
Sen bakma… Köşeyi dönen ellere,
  
Bir lokma da olsa, haram yediğin,
   Sırçadır.. Kırılır ahlâk dediğin…


Dünya safâ değil, imtihan yeri,
Mü’mine müjdedir, alnında teri.
Hâkk’a bir borç veren, bin alır geri,
  
Ancak, Kur’ân yıkar, gaflet bendini,
   Geç kalma çocuğum, kurtar kendini !

 

CENGİZ NUMANOĞLU

(1994)


Anasayfa

Sonraki şiir

Şiir sayfaları