Ana sayfa
 
Şiir sayfaları

şairin sesinden dinlemek için:

www.cengiz-numanoglu.com/mp3/OludenMektuplar-4.mp3


BEYTULLAH'TA BEN

 

Dostlarım !
Bu mektupta niyetim; 
Ne siyasete girmek, 
Ne kirli bohçaları, 
Açıp ortaya sermek, 
Ne de haddimden öte, 
Size öğütler vermek...

Gelin !  Şimdi beraber, 
Bir gezinti yapalım; 
Rastgele bir ölünün 
Mekânına sapalım; 
O şeytan, kime, nasıl, 
Neler yapmış.. Bakalım...

İşte !
Bir zamanların, 
Süper soylu zengini; 
Asilzâde Semir Bey... 
Hey gidi günler hey! ..

Yatlar, katlar, marketler, 
İtibarlı şirketler, 
Yasal ambalajlarda 
Tapulu aşiretler... 
Ve sahne gerisinde 
Gizlenmiş nice servetler...

Akıllıydı Semir Bey, 
Her politik devirde 
Borusunu öttürür, 
Bürokrat dansözlere, 
Göbekler attırırdı...

Entel görünmek için, 
Her çâreye başvurur, 
Elinde piposuyla, 
Tepeden bakar durur; 
Formunu hep korurdu..

Hayat felsefesinde 
Maddeye mânâ katmaz, 
Onun aklı, ölümden 
Sonrasına yatmazdı...

Semir'in kafatası 
Küçük bir beyin taşır; 
O beyin, her bağışık, 
Mikropla ortaklaşır; 
Bu klinik tabloda 
Genel ahlâk krizleri 
Giderek sıklaşırdı...

Şeytan, böyle tiplere 
Aşırı ilgi duyar, 
Ve onları her zaman 
Baş rollere koyardı.. 
Nitekim, öyle yaptı....

Bilgisayar sistemine 
Bir senaryo işledi; 
Bütün oyuncuların 
Adlarını fişledi; 
İşe önce, Semir'in 
Karısından başladı...

Virgül Hanım; 
Saç renginde kararsız, 
Beyin tipi yararsız, 
Zararsız bir kadındı...

Ne giyimde kuşamda 
Ne de renkli yaşamda, 
Kimseden geri kalmaz, 
Aradığını bulamaz, 
Tatmin de olamazdı.

Yaşı, kırkını aşkın, 
Vücudu hafif taşkın, 
Bu korkuyla aynalara, 
Biraz daha düşkündü...

Kocası Semir Bey'den 
Zaman zaman sıkılır, 
Sosyete pazarında 
Konkene takılırdı... 
Hele.. Özel odaları, 
Dokunsanız yıkılırdı....

İşte şeytan, 
Bu ateşi, 
Kurnazca körükledi; 
Virgül'ü yavaş yavaş, 
Peşinden sürükledi...

Bir gece, bir baloda, 
Lacivert bir kostümle 
Virgül'ün karşısına 
Aniden çıkıverdi; 
Arayan gözlerine, 
Çılgınca bakıverdi...

Dublör diye kullandığı, 
O, çapkın serseriyi 
Peşine takıverdi...

Virgül, bu ilişkiyi 
Kocasından gizledi, 
Buluşmalar sıklaşarak 
Birbirini izledi...

Yasak aşkın tansiyonu 
Yeterince yükselmiş, 
Şeytanın beklediği 
Baskın ânı gelmişti.. 
Son buluşma yerini, saatini kolladı 
Semir Bey'i otelin lobisine yolladı...

Bir anda burunlara 
Barut kokusu çaldı, 
Ölen öldü, kalan kaldı... 
Ve Semir Bey soluğu 
Hapishanede aldı...

Ne var ki, bu hikâye; 
Bu kadarla bitmedi; 
Çünkü; bunlar şeytanı 
Asla tatmin etmedi.

Semir, sistem çarkını, 
Yağladıkça yağladı.. 
Ve böylece bir yılda, 
Tahliyeyi sağladı...

Bundan sonra şeytanın 
İşleri kolaylaştı; 
Semir, dünyada mevcut, 
Her çamura bulaştı; 
Kumar denizlerinde 
Pupa yelken dolaştı; 
Pusula, hepten şaştı...

Şeytan, bir gece onu, 
Kumara son kuruşunu 
Bastırırken kıstırdı; 
Ve o gece, Semir Bey'i 
Semir Bey'e astırdı...

İşte böyle dostlarım...

Şeytan, sizi her zaman, 
Ve de, her yerde kollar; 
Sizi, bir tek yol hariç 
Bütün yollarda sollar...
 

Cengiz Numanoğlu

(1987)

Anasayfa

Sonraki şiir

Hiciv şiirleri

Şiir sayfaları