SÖYLEYİN DOSTLAR...

 

İlim kapısında verdim yılları,
Dinledim, ''Hakk'' diyen âlim kulları,
Sordum, Dost'a giden bütün yolları;
Yakın yok dediler..
Secdeden gayrı...


Ne bağış yaptığın, vakıf listesi,
Ne de alkışların esrarlı sesi.
Günde seksen kere, berât müjdesi;
Veren yok dediler..
Secdeden gayrı...
 

Huşû tüllerinden, kanat açmaya,
Bir lâhzada, yedi semâ geçmeye,
Kevser şerbetini, elden içmeye,
Ruhsat yok dediler..
Secdeden gayrı...
 

Dedim: yıllar yılı gönlüm harapta,
Devâ bulamadım, sazda şarapta,
Bir yudum su verin, kaldım serapta;
Pınar yok dediler..
Secdeden gayrı...
 

Gördüm ki, insanın iki düşmanı,
Biri kendi nefsi, biri şeytanı,
Dedim: kuşansam mı kılıç kalkanı?
Silah yok dediler..
Secdeden gayrı...
 

Yaklaştım.. Süslü bir, mermer kabire,
Belli ki zenginmiş.. Dönmüş fakire.
Fidye var mı? dedim Münker Nekir'e;
Meded yok dediler..
Secdeden gayrı....
 

Baktım.. Ay yıldızlar kalmaz zikirden,
Var mı dedim sizde, şirk denen kirden?
Dile geldi bütün, Kâinat birden;
Biz de yok dediler..
Secdeden gayrı...
 

Rahmet çöllerinde, rahlemi kurdum,
Gözlerimde seller, vakfeye durdum,
Safâ'ya, Merve'ye, Kâbe'ye sordum;
Mîrâc yok dediler..
Secdeden gayrı...



CENGİZ NUMANOĞLU

(1996)

Anasayfa

Sonraki şiir

Şiir sayfaları