SEN, SEN OL DA ÖNCE...
 
 

Yüreğinde yoksa, Allah inancı,
Bil ki; budur seni, kemiren sancı.
Ruhunla bedenin, iki yabancı;
   Bu çatık çehreyle, bitmez bu yarış,
   Sen, sen ol da önce... Kendinle barış..
.


Deryâda bir damla, bu dünya malı,
Nimet ormanında, bir kuru çalı,
Seni teslim almış, bir kahve falı,
    Bu karanlık yolda, bitmez bu yarış,
    Sen, sen ol da önce... İlimle barış....


''İyi gün dostu''na yaslanıyorsun,
Bedenî hazlarla, süsleniyorsun,
Yalnız, madde ile besleniyorsun,
   Mânâdan kaçmakla, bitmez bu yarış,
   Sen, sen ol da önce... Gerçekle barış..


Ölüm kuşkuları, kalbine sinmiş,
Akıl antenleri, bâtıla dönmüş,
Gönül ekranında, görüntü sönmüş,
   Ölümden korkmakla, bitmez bu yarış,
   Sen, sen ol da önce... İmânla barış...


Fakire verirsin, açarsa avuç,
Yırtık bir elbise, delik bir pabuç.
Bilesin ki; yoktur, fakirlikte suç;
   Kulu incitmekle, bitmez bu yarış,
   Sen, sen ol da önce... İnsafla barış...


Yardım defterinde, kaç öksüzün var?
Kaç yetim giydirdin, bu güne kadar?
Kırkta bir vermekle, servet mi batar?
   Zekâttan kaçmakla, bitmez bu yarış,
   Sen, sen ol da önce... Borcunla barış...


Kapına geleni, savdın başından,
Duygulanmadın mı, o göz yaşından?
Kurtar şu çehreni, çatık kaşından,
   Sevgiden kaçmakla, bitmez bu yarış,
   Sen, sen ol da önce... Şefkâtle barış...


Bak da gör, altına yerler serilmiş,
Üstüne yedi kat, gökler gerilmiş,
Emrine binlerce nimet verilmiş;
   Hakk'a kulluk yarışıdır, bu yarış,
   Sen, sen ol da artık... Kur'ân'la barış...

 

CENGİZ NUMANOĞLU

(1991)

Anasayfa

Sonraki şiir

Şiir sayfaları