NE GEREK ?

 

Seni izliyoruz... Hiç tasalanma,
Büyük irşadından (!), gâfiliz sanma,
Epey temizlendi, kalbimiz amma,
Az daha deterjan, yok mudur hoca?

Bütün suçu, “irticâ”ya bindirdik,
Akşamları, birer ufak sindirdik,
Sayende vakti de, üçe indirdik;
Biraz daha tenzil, yok mudur hoca? 

Seninle başladı, dinde varyasyon,
Herkese Cennette, bir rezervasyon.
İyi, güzel, hoş da, reenkarnasyon;
Ölüme de çâre, yok mudur hoca? 

Dağıtırken, bol keseden hidâyet (!),
Sulandı sünnetler, sulandı âyet.
Kolaylaştı.. İbâdetler nihâyet;
Topuna bir fetvâ, yok mudur hoca? 

“Çağdaş” fetvâların(!), imdâda yetti;
Cümle yobazlıklar, bizi terk etti.
Sayende, tesettür derdi de bitti;
Biraz daha gayret, yok mudur hoca? 

Ekranlar sundukça, güzel çehreni;
Elbette kıskanır, âlimler seni.
Haddimi aştıysam, bağışla beni;
Bir nazar boncuğun, yok mudur hoca? 

Kendinde, bir dehâ vehmediyorsun,
Göz kusurun mu var, hep “ben” diyorsun?
Çiğ geldin.. Çiğ kaldın.. Çiğ gidiyorsun;
Pişmeye niyetin, yok mudur hoca? 

Artistik tavrını, tuttu milyonlar,
Verdiğin hapları, yuttu milyonlar,
Sana, helâl olsun, bu trilyonlar;
Bir hekim ahbabın, yok mudur hoca?
 

Bitmez bu satırlar, uzar da uzar;
Bilirsin ya paspas, vurdukça tozar.
Her tarafın, ilim olsa ne yazar?
Birazcık irfânın, yok mudur hoca?

 

Cengiz Numanoğlu

(1998)

Anasayfa

Sonraki şiir

Şiir sayfaları